Fuat TÜRKMEN

Fuat TÜRKMEN

f.turkmen@haberler23.com

KÜTTAP (2)

İbret olmaz bize her gün okuruz ezber de
Yoksa hiç mana aranmaz mı bu ayetler de 
Lafzı muhkem yalnız anlaşılan kuranın 
Çünkü kaydında değil hiç birimiz mananın
Ya açar nazmı celilin bakarız yaprağına 
Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına 
İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin 
Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.

(Mehmet Akif ERSOY)

Günümüzde çokca dillendirilmesine rağmen, yine de, yaşamı devam bir süreç oldu vahyi anlayabilme problemi!

Ülkemizde en çok okunduğu halde anlaşılmayan, daha doğrusu anlamak istemediğimiz; alemlerin Rabbı'nın bizlere gönderdiği kulluk tavsiyeleri olan Kur'an mektubu..!

Öyle bir mekup ki; hasta olan kalplere şifa dağıtan bir mektup. 

Bu nokta itibariyle şu hususu dillendirmekte faide var sanırım. Hastaya tedavi reçeteki ilaçların kullanımı iken, şuur ilacın ne işe yaradığını ve ne şekilde kullanılacağını bilmekle başlar. 

Oysa bizler latinceyi, sırf ilacın isimleri tekrarlamak amacıyla öğreniyorsak, hasta olan bedenimize, tedavi bu şekilde ulaşır mı bir düşünelim isterseniz...?

Tefsiri bir süre gecenin bir kısmında okuma gereği duymuştum da, oradan aldığım hazzı halen unutmuş değilim.

Gecenin sessizliği, kelâm ile muhabbet ederken, zihni harekete geçiren düşünce aksiyomu yüreğe doğru iner, her bir hitabın ayrı bir hissesi ile, bambaşka bir alemin münferidi gibi gezinir dururdum da, durak sabah ezanı öncesi kulağa bir hoşsada gibi gelen salah oluverirdi...   

Ayetleri tane tane okuyup, her bir paragrafra da, bir tefekkür nöbeti yapmak, bilgileri zihne sindire sindire yedirmek, ufku genişletmek için gerekli ilk hamleyi yapmaktır.

Siyer okuyanlar iyi bilirler ki; ilk nesil sahabelerin(çekirdek kadro) vahye yaklaşımı olan "biz 10 ayet ezberler onu pratiğe döker, sonra diğer 10 ayete geçerdik" mesajı...

Kur'an her şeyden önce insana bakış açısı kazandırır. Bu bakış açısıyla okunur, insana hitab olan her bir nesne. 

Bu bakış ile insan; alemlerin Rabbının gör dediğini görmeye, duy dediğini duymağa başlar.

Yoksa beş duyu hayvanda da, mevcut. Hatta kimi hayvanların bazı duyuları insanlara oranla kat kat gelişkindir. Ama bakış açısı şuurdan öte ise, bu gelişkinlik bir anlam ifade edebilir mi...?

Kartalın üç km'den bir fareyi görmesi elbet harkulade bir olaydır ama, etrafındaki ağı göremeyecek bir gözün, üç değil yüz km öteden de,  fareyi görmesi neye yarar...!

Anlamdan yoksun, okunan vahiy kimin hayatına ne kadar hizmet edebilir...?

Okunan bir vahiy; insanı insan yapmıyor, düsünmeye, akletmeye, araştırmaya, davranış psikolojisine v.b durumlara sevk etmiyor ise, kusura bakmayın ama bu okuyuşa ait nasihati M.Akif paragrafın başında yazdığı için, biz fal ile ilgili ayette, fal ile birlikte belirtilenleri hatırlatmayı bir faide görürüz...

"Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilenler, -canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları- dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı; bunlar fasıklıktır. Bugün, inkar edenler sizi dininizden etmekten umutlarını kesmişlerdir, onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim. Açlıktan darda kalan, günaha kaymaksızın yiyebilir. Doğrusu Allah Bağışlayan'dır, merhametli olandır" (Maide Suresi 3)

(Devam edecek)
Ftürkmen.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet