Taha Yusuf SARIGÜL

Taha Yusuf SARIGÜL

t.sarigul@haberler23.com

Millet İktidarı Kesinleşiyor

16 Nisan’daki referandum Türkiye açısından tarihi bir öneme sahip. Askerlerin kurduğu Türkiye Cumhuriyeti yaklaşık 90 yıldır askeri vesayet ile yönetilmektedir. Göstermelik de olsa demokratik bir sistem gibi görünse de Askeri Vesayetin gölgesi hep siyasetin üzerinde oldu. Ne zaman ki demokratikleşme tahsis edilmeye başlandı işte o zaman askerler hemen kışlasından çıkıp müdahale etti.

Hooop dediler.

-Ne yapıyorsunuz?

-Bu ülkeyi biz kurduk öyle kolay kolay size teslim etmeyiz.

   Bu böyle sürüp gitti. Menderes. Özal, Erbakan bu darbelerden nasiplerini ziyadesiyle aldılar. Ta ki AK parti iktidarına kadar. Şimdiye kadar tüm iktidarları darbe ile devirenler sert kayaya toslayacaklardı. Yaklaşık 15 yıldır iktidarda olan AK Parti daha 6 ay önce 15 Temmuz 2016 da darbe girişimine maruz kaldı. 15 yıldır türlü hile ve desiseler ile Ak Parti’yi iktidardan indirmeye çalışıyorlar. Laiklik dediler, irtica dediler tutmadı. E-muhtıra verdiler yemedi. Yargı darbesi denediler tutmadı. Bürokratik darbe denediler olmadı. Ve en son 15 Temmuz’da hain kalkışmayı denediler o da tutmadı. Halkın büyük direnişi ile karşılaştı. Ne diyordu halk; ‘Seni Abdulhamid’in ve Menderes’in yalnızlığına terk etmeyeceğiz’ Boşuna mı diyordu bunu halk? Halk yaşananların farkındaydı artık. Geçmişten ders almıştı. Geleceği ona göre inşa etmek istiyordu. Liderine sahip çıkmıştı. Çıkacaktı da.

   Bu ülke kimsenin babasının malı değil. Kimse ayrıcalıklı değil. Bu ülkede herkes eşittir. Dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan herkes eşittir. Kendini ayrıcalıklı gören bir zümre bu değişime direniyor. Hala da direnmeye devam ediyor.

   16 Nisan referandumu bu açıdan çok önemli. Çünkü referandumdan evet çıktığı zaman bu azınlıktaki zümrenin bir daha iktidarın kenarından bile geçemeyeceği kesinleşecek. Askeri vesayet, bürokratik vesayet ve oligarşik vesayet son buluyor.

   90 yıldır bu ülkeyi kafalarına göre yönettiler. Dindarları aşağıladılar. Kürtleri ötekileştirdiler. Alevileri ötekileştirdiler. Anadolu insanını hor gördüler. Kendileri boğazdaki yalılarda iktidarı belirlerken, Anadolu insanının söz hakkı olmadığına inandılar ve bunun ebediyen süreceğini zannettiler.

   Dağdaki çoban ile bizim oyumuz bir olur mu dediler. Milleti ‘bidon kafalı’ diye ‘göbeğini kaşıyan adam’ diye aşağıladılar. Milleti ‘makarnacı’ ve ‘kömürcü’ diye aşağıladılar. 15 Temmuz gecesi kimlerin makarna kuyruğunda beklediğini, kimlerinde tankların ve silahların önünde bedenini siper ettiğini tüm dünya gördü. Millete ‘koyun’ dediler. Millet de çok güzel koydu sandıkta. Boğazlarına düğümlendi her seçim sonucu. Renkleri değişti. Moralleri bozuldu. Kabullenemediler. Öfkelendiler. Ama ne çare. Halkın üstünde hiçbir güç yoktu artık. O eski darbe beklentileri ve vesayet umutları da tükenince iyice kudurdular. Ama artık ellerinden bir şey gelmez. Halk bir daha iktidarı bunlara vermeyecektir. Recep Tayyip Erdoğan da fanidir, yarın olmayacaktır. Fakat halk hep olacaktır. İktidar hep halkta olacaktır. İşte kudurmalarının nedeni de bu…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet