|
SON DAKİKA
Kaya Karakaya Anadolu Lisesi Bilim…
Elazığspor'dan Transfer Açıklaması
Elazığ Şehidini Gözyaşları İle Uğurladı
Diğer Davacılar da Davalarından Vazgeçsin
Elazığ Türk Ocakları'ndan boykot çağrısıTürk Ocağı Elazığ Şube Başkanı Metin Akgün, 1915 olaylarının soykırım olmadığı yönündeki ifadelerin suç sayılmasını öngören...
Türk Ocağı Elazığ Şube Başkanı Metin Akgün, 1915 olaylarının 'soykırım' olmadığı yönündeki ifadelerin suç sayılmasını öngören yasa teklifinin Fransa Meclisinde kabul edilmesinin Türkiye için dünyanın sonu olmadığını bildirdi.
Akgün yaptığı açıklamada, Ermeni soykırımı yasa tasarısının kabul edildiği 577 milletvekilinin bulunduğu Fransız Meclisi’ndeki oylamaya sadece 50 milletvekilinin katıldığını, yasanın Genel Kurul'dan sadece 44 oyla geçtiğini 6 milletvekilinin de teklife karşı çıktığını hatırlattı. Bu konuda Fransız temsilcilerinin vicdanının pek rahat olmadığını vurgulayan Akgün, "Tarihi gerçekleri bir kanunla değiştirebileceklerini zannediyorlar. Ama yanılıyorlar… Ermeni soykırımı yapıldığını bir dogma olarak kabul eden ve bunun reddedilmesini suç sayan, düşünce ve ifade özgürlüğüne açıkça aykırı olan bu kararları, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nin 11. maddesiyle ters düşerken, Fransa'nın iki yüz yıllık tarihsel değerleriyle bağdaşmamakta, Descartes, Voltaire ve Rousseau gibi büyük düşünürlerin kemiklerini sızlatmaktadır." dedi. Fransa parlamentosunun aldığı kararın, 21 yüzyılda ifade ve düşünce özgürlüğüne siyasî pranga vuran, ortaçağ zihniyetinden daha karanlık bir adım olarak tarihe geçeceğini belirten Akgün, şunları kaydetti: "Ancak totaliter rejimlerde görülebilecek bu tür yasakçı bir yaklaşımın, Avrupa Birliği Hukuku gerekçe gösterilerek savunulmasındaki çelişkileri, seçim kaygısı yaşayan Fransa siyasilerinin, kendi değerlerini dahi satacak kadar düştüklerinin kanıtı olduğunu düşünüyoruz… Yaşadığımız bu hadise ne ilktir, ne de son olacaktır. Milletçe kendi değerlerimizin farkında olmalı, başkalarından lütuf beklemeliyiz. En önemlisi de “sürekli savunma halinde kalmamamız gerektiğidir. Fransa’nın yaptıklarına karşı; milletçe, kendi yol haritamız çizilmeli, bu yol haritamız da tavizsiz uygulanmalıdır. Alış verişlerimizde Fransa ürünleri almamaya dikkat etmekle başlanmalıdır. “Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, o günkü ortamdan istifade ederek Ermenistan'ın Karabağ'ı ele geçirmek için giriştiği Hocalı katliamını (26 Şubat 1992) bir an önce gündeme getirmeliyiz. Fransız askeri tarihinde insanlık dışı katliamlar geniş yer tutmaktadır. Bu ülkenin insan haklarını kendi çıkarları için gözünü kırpmadan çiğnediğine delil aramak için Cezayir’e kadar gitmeye gerek yoktur. Fransız askerlerinin Mütarekeyi takip eden işgal yıllarında Anadolu’da işledikleri cinayetler aziz milletimizin hafızasında tazelenmelidir. İnsanlık hafızası Cezayir’de dökülen kanları, Ruanda’daki kıyımları asla gündeminden çıkarmamıştır. Fransa’nın vahşi yüzü ve şiddetle yazılmış sicili hiç unutturulmamalıdır. Fransa’nın Ruanda’da yaşananlar ve bölgede katliamı başlatan Hutu'ların engellenebileceği zamanlarda Birleşmiş Milletler'i işlevsiz kılmaya yönelik diplomatik girişimleri ve özellikle; Fransa Eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand Raunda’da yaşananlar ile ilgili; “O ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir şey değil.” şeklinde açıklaması her platformda hatırlatılmalıdır."
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|